Bölümler
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Dökümanlar
       Üyeler
       Önerilen Siteler
       Arama
       Yayınlar ve Sunular
       Diplomalar ve Sertifikalar
       Patentler
       Kısa ve Yararlı Bilgiler
       MEDCOASTLAND Projesi
       ARDATA Yayın Özetleri
       CLEMDES Projesi
       DIS/MED Projesi

En Çok Okunan Dökümanlar
 
1 Memleketim 1879

2 T002 Mini Mühür 1447

3 Ali Özden 1377

4 Metal Klipsli Plastik Mühür 1227

5 Kelebek Mühür 1137

6 T005 Midi Mühür 1011
 

Son Eklenen Dökümanlar
 
1 Adaletin Göz Bağı 115

2 Şiddet ve Kadın 677

3 Aykırı Yazı 650

4 Yaşlanmak Kaçınılmaz Bir Gerçek 543

5 BU YILLAR 608

6 BENİM DÜSTURUM 711
 


En Çok Bakılan Dosyalar
 
1 Dursun Murat Özden 1551

2 Türkiyede Afetlerin Mekansal ve İstatistiksel Dağılımı - Afet Bilgileri Envanteri 1025

3 A Land Information System for Turkey – A Resource for Future Sustainable Development 981

4 Challenges for the Future of Turkish Agricultural Machinery Sector Towards European Union Membership 972

5 Ağrı İli Yöresinde Şeker Pancarının Azot Fosfor ve Potasyum İsteği 915

6 Erozyon Tahmin Modelleri 822
 

Son Eklenen Dosyalar
 
1 Elazığ ve Bölgesel Gelişme 45

2 Şenay Özden 263

3 Her Telden - Ali Özden 819

4 Şirketler İçin 5 Yıllık Finansal Plan 635

5 Ağrı İli Yöresinde Şeker Pancarının Azot Fosfor ve Potasyum İsteği 915

6 Iğdır Ovası Sulu Koşullarında Verimi Yüksek Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin Tesbiti 809
 
  
DÖKÜMAN KATEGORİLERİ
  Ali Özden
Fikret Özen
  Dursun Murat Özden
Plastik Güvenlik Mühürleri

Kategori:  Ali Özden  
  Ali Özden
 














1929 yılında Erzurum iline bağlı Tortum ilçesinin Gölbaşı (Öşk) köyünde (şimdi Uzundere (Azort) ilçesine bağlı) dünyaya geldi, ilkokulu kendi köyünde okudu. İlkokuldan sonra Erzurum Ilıca Pulur'da bulunan Yavuz Selim Köy Enstitüsünde orta öğrenimini tamamladı. Üçüncü sınıftan sonra yapılan sınavı kazanarak Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsüne geçiş yaptı. Buradan 1948 yılında Sağlık Memuru olarak mezun oldu.

İlk görev yeri olarak Erzurum iline bağlı Narman ilçesinde göreve başladı. O yıllarda araç olmadığından at sırtında köyleri dolaşarak görevini yerine getirdi.









1950 yılında aynı köyden Makbule Araz ile evlendi. Bu evlilikten beş çocuğu oldu. Erzurum iline bağlı Karayazı, Mescitli, Uzundere (Azort) gibi yerlerde, Bayburt'ta ve yine Erzurum merkezde vefat ettiği yıl olan 1969 yılına kadar görev yaptı.


Kısa süren hayatına çok şey sığdırdı. Son derece ileri görüşlü, aydın, ülkesinin problemlerine vakıf ve bu problemlerle ilgili kafa yoran bir insan olarak yaşadı. Hoş sohbet, bilge, bilgili, mütevazi kişiliği ile bölgede sevilen bir kişiydi. Şiire, müziğe düşkün, yetenekli, zeki bir insandı. Mandolin ve Cümbüş çalardı. Çok sayıda şiiri bulunmaktadır. Bu şiirlerden bazıları o zamanki Cumhuriyet gazetesinde de yayımlanmıştır. Müziğe olan ilgisinde okuldayken müzik derslerine giren Aşık Veysel'in büyük bir etkisi bulunmaktadır.


      


BİR ÖMÜR - DÖRT DEVİR


BİRİNCİ DEVİR


Tarih bindokuzyüz otuz altı

Etrafı tanıdığım günlerdi

Oynariken bahçede

Bana kızdı bir dede

“çiğnediğin yetmedimi bi yaz

Ne dolaşıyorsun haylaz”

- İşte tam o gün

Benim için en mutlu gün

Mektepli bir kız

Dedi gel gidelim mektebe biz

Peki dedim. Tuttu kolumdan

birlikte mektebin yolundan

gittik girdik içeri.

Muallim beni gördü

Güzel doğru yoldur bu dedi

Kaydolup okumamı istedi.

- O günden başladım okumaya

Aylar geçiyordu, zaman ilerliyordu

Aklım her şeye eriyordu

Muallim anlatıyordu

Şu gördüğünüz şanlı Atatürk

Sayesinde elele verdi kurtardı Türk

Siz bilmezsiniz…..

Birleşerek birçok düşman

İstila edilmişti vatan

Buna sebep padişahlar olmuştu

Yurdumuz düşmanlarla dolmuştu

- İşte ulu önder

İstibdata dedi yeter

Bir şanlı ordu kurdu

Düşmanı bağrından vurdu

- Emir verdi ‘ilk hedefiniz Akdeniz’

Kovuldu düşmanlar memleket oldu tertemiz

- Biz çocuklar dinliyorduk

İçimizden “ne büyük adammış” diyorduk

Derken geçti zaman

Bir gün koptu tufan

Duvardaki takvim on kasımı gösteriyordu

Muallim yaşlı gözlerle geliyordu

- Bizler hiçbir şey bilmiyorduk

Sessizce duruyorduk

Bizi etrafına topladı

Bu gün Ata öldü dedi

Muallimin hüzniyle bizim de

Gözlerimiz yaşardı

Böylece birinci devir sona erdi.


İKİNCİ DEVİR


Meclis başkan İnönü’yü seçti

Derken bir yıl daha geçti

İşittik harp ilan etmiş Alman

Avrupada sel gibi akıyormuş kan

Bizler harp nedir bilmiyorduk

Babalarımız anlatınca korkuyorduk

İhtiyatlar askere toplanıyordu

Hergün türlü haberler geliyordu

Almanlar heryanı kül ediyormuş

Başımızdakiler tertibat alıyormuş

Nitekim öyle oldu biz harbe girmedik

Fakat: Yokluk oldu biraz açlık çektik

Şükredip duruyordu babalarımız

Hiç olmazsa akmıyordu kanımız

1945 te harp erdi sona

Hiçbir halel gelmedi anavatana

Ben artık büyümüş okulu bitirmiştim

Fazla okumak için enstitüye girmiştim

Gece gündüz gayret edip okuyordum

Geçmişi unutup geleceği bekliyordum

Aklım artık her şeye eriyordu

İşler biraz olsun normale giriyordu

Kulağımıza geliyordu İnönü’nün sesi

-Diyordu kurulmalı yurtta demokrasi

Herkes hür yaşayıp, hür gezmeli

Düşünmeli, çalışmalı, yazmalı

Milletin seçtiği ile kurulmalı iktidar

Böyle olunca muhalefet tenkit yolu arar

İşler yürür murakebe altında

Vatanda olur kalkınma

Derken kuruldu partiler

46. da muhalifler meclise girdiler

Yapıldı seçim kanunu

Geldi ikinci devrin sonu.


ÜÇÜNCÜ DEVİR


Ben mezun olup almıştım memuriyet

Çalışıp ammeye ediyordum hizmet

Ne parti biliyordum ne de siyaset

Hiçbirşeye olmuyordum alet

Yapıldı ikinci seçim, değişti iktidar

Bir zaman idarede yok idi zarar

Fakat: Bu böyle devam etmedi

Başladı bir hırs ve kin panoraması

Hiçbirşeyi olmayan şahısların

Emrinde geziyordu devlet arabası

Ekmeğe muhtaç olanlar

Servet sahibi olup birden parlayanlar

Gün geçtikçe artıyordu hazineyi talayanlar

Daha fenası

Dini alet edip siyasete

Girişildi çeşitli rezalete

Tefrik edip ayırdılar

Kendileri dinli – Muhalifleri dinsiz


(Başımdan geçen bir olayı aynen naklediyorum: bir miras meselesi için birisine vekaleten ben ve muhtar olan babam 1950 yılının Ekim ayında müftüye gittik. Meseleyi anlattık. Bize hiçbir cevap vermeden babama hangi partiden olduğunu sordu. Babam, ben halk partiliyim dedi. Müftü o zaman babama ya sen gavursun, ya da insan değilsin dedi. Ben çok kızıp dedim ki: müftü efendi biz şeriat ahkamından bir şey sorduk, bunun cevabı herhalde babama söylediğiniz olmasa gerek. Vereceğiniz cevabı da reddediyorum dedim. Öylece oradan çıktık.)


Gün geçtikçe bozuldu durum

Hiç kimse değildi memnun

Ofis, kredi deyip kandırdılar cahili

İşlerine gelmediği için horladılar münevveri

Kökünden sarsıldı adalet

Yok edilmek istendi muhalefet

Yollar kesilip tuzaklar kuruluyordu

Sarhoş edilmiş caniler üstlerine yürüyordu

Baskı ile susturulmak istendi basın

Hapishaneler malikanesi oldu yazarın

Doğru söylemek suç oluyordu

Düşündüğünü yazmak güç oluyordu

İl, ilçe, ocak, bucak

Başkanları kurmuştu çete

Zehirli fikirler veriyorlardı millete

Aklı kesen emin değildi yarınından

Bir kere iş çıkmıştı çığırından

Bütün resmi daire ve müesseseler

Doldurulmuştu jurnalci partililer

Hiçbir yerde işler gitmiyordu düzgün

Jurnal edilen kimse ediliyordu sürgün

Herif yıllardır eylemiş emek

Bir anda elinden gidiyordu ekmek

İşlerine gelmeyeni alıyorlardı aşağı

Giriyordu yerine bir partili uşağı

Okuma yazma bilmeyen cahillerin

Niceleri şef, niceleri umum müdür oldu

Büsbütün daireler partililerle doldu

Derken hepsi oldu birer milyoner

Devlet malı ile doldu mideler

Milletin malını yeyip ettiler nankörlük

Nerde ise ilan edildi diktatörlük

Para ile başladı oy avcılığı

Yaptılar çeşitli sahtekarlığı

On yıl devam etti çiğnendi anayasa

Talanmış tamtakır olmuştu kasa

Can çıktı gırtlağa tahammül kalmadı artık

Atasına söz vermişti gençlik

Zulme baskıya duruyordu dimdik

Gençliğin kafasına iniyordu coplar

İlim ocaklarına çevrildi toplar

Nihayet ordu yetişti imdada

Parladı semalarda hürriyet ateşi

Kırdırmadı kardeşe kardeşi


27.5.1960 Cuma

Adaletsizlik erdi sona.


DÖRDÜNCÜ DEVİR


Yeniden hayat buldu canlandı millet

Zulmün sonu var idi elbet

Başarılı olmuştu kansız inkılap

Elele verdi millet kuruldu birlik

Birlik olmayan yerde olamaz dirlik

- Başladı temizlik….

Ayıklandı soyguncular çetesi

Duyulmuş, işitilmiş cinsinden değil

Hayretler içinde bıraktılar herkesi

Evliya denen taşaksız melek

Kökünden yenmişti örtülü ödenek

Maaş, tahsisat almayan adam

Beslemişti sayısız metresle, madam

Yapmışlardı akla gelmeyen yolsuzluk

Son haddini bulmuştu soysuzluk

Derken ayıklandı birer, birer

Patronlarıyla kuyruklarda içeri girdiler

Normal hayat başladı, kuruldu nizam

Adalet çalıştı işledi mizan

Heryana haber etmişti Cemal paşa

- Adaletsizliğe müsamaha yok

Millet alkışlıyordu çok yaşa

Dünyaya karşı teminat verdi milli birlik

Yurtta sulh, cihanda sulh gayemiz

Asıl demokrasiyi kuracağız biz

Serbest, dürüst bir seçimle gelecek iktidara

Hükümeti devredeceğiz

Her şeyin üstünde millet iradesi

O iradeki mağlup eder herkesi

Tarihi bir görevle gelmişti karşı karşıya

Fitneyi, fücuru temizlemek

Sarsılan adaleti, emniyeti düzeltmek

Toplandı kurucu meclis

İlmin ışığında yapıldı anayasa

Referandumla sunuldu herkese

Türlü fesatlıklara rağmen

Millet EVET dedi

Yıkıcılar ise

Kuvvetli şamar yedi

Dürüst bir şekilde yapılmak için seçim

Kararlaştırıldı onbeş ekim.


Ali Özden 25.07.1961/ Erzurum


 
  Ekleyen: Dursun Murat Özden Okunma sayısı: 1378
Bu döküman hakkında hiç yorum yazılmamış.
 

  Plastik Güvenlik Mühürleri
Plastik Güvenlik Mühürleri
#htmlcaption3 #htmlcaption4 #htmlcaption5 Kelebek Mühür #htmlcaption7


İstatistikler
Okunma : 5384062
Online kişi : 55
Online üyeler:

Dursun Murat Özden
Yayınlar

Dursun Murat Özden
Twitter

  
www.temalar.com
www.temalar.com